05/04/2009

Aaaa Bahar Geldi! Bahar Koçu!

Bahara rastladım ben. Baharın taşı toprağı, kokusu bile altın!



Altın güzel bir metafor, altın burada aşk, altın burada şaşkın bir italya, bazen boğa gibi ya da sürülesi bir saltanat!! Yeniden doğuş, güzelcilik olabilir, Tanrıcılık vs...



Koçum geldi =)

Yani şöyle.
Geçenlede hasta oldum, üstümden o yorgunluğu da attım.
Çünkü ateşlendim, per perişan oldum, terler döktüm.
Günde 7 kere üstümü değiştirdim.

Sizden önce ezdi ve geçti beni Bahar Koçu.
Nasıl Bahar Koçuymuş bu?





Yıllardır bahar yorgunluğu ile kırıklık arasında yaşamadık mı?
Ben koşarak arayı kapatmaya çalışırdım. Bu sene beni sseçti işte o!
Garip bir müjde ama öyle. Oh.









Şimdi sıra aktive olan tüm hücrelerimi ödüllendirmekte!
Mücadeleden 10 günde çıkan, zatüreelenmeyen vücuduma ödül gecesinde ne versem acaba? Nasıl? Bir güneş mi? Bir AŞk? Nasıl yani? Bir çiçekle kandırayım mı?
Vücut dinamiğim, auram bungee-jumping yaptı diyorum.
Onu zor olanı yaptığıma ikna etmezsem, bir daha bana uğrar mı sanıyorsunuz?





Her şeyi satıyorum, garage-sale ile!!!
Önce kısa bir arkadaş ziyaretleri Viyana, Italya ve Berlin'e. Sonra ver elini İzmir'e.
Taşınıyoruz.

He, ne zaman? Hmm, güzel soru. Bu sorunun cevabı henüz satın alınmadı.
Şimdi değil ama. Bir doğum var, ona yetişmeye çalışıyorum!
Izmir'in sokaklarına, yaz çıplaklığına, demokrasisine, CHP bayraklarına, denizine, rüzgarına ihtiyacımız var. Ha deyince surf yapacak bizimkisi =)





Hadi deyince, yaptığım şeyler, ve bunlardan korkmayan arkadaşlarım olacak =)


İnanıyorum Zeynepçim.
Bugun benden aldığın posta da seni güzelce yoğuracak, bahar seni hep taze bir şeyle buluşturmadı mı? Söyle ya, bulusturmadı mı?
Bugün buluşturmadan önce, kırgınlığını atasın diye yazıyorum ben de.
Bu sene, bu görev zevkle benim!!

Öpüyorum, haberlerini yüz yüze beklerim.
Sevgi ve sıhhatle,
muna

No comments:

Post a Comment