Yaşlı bir teni öpmek.. nasıl bir duygu?
Genç olmadığımı mı düşünüyorsun?
Peki, cildim genç değil. Senin kadar genç değilim. Hem sen bu kadar yaşlı mısın ki? Belki de, böylesi yaşlılığı hak etmiyorsun. Daha ne yaşadın ki?
Sıkı bir ten, pürüzsüz, istediğinde yumuşak, dokunduğunda kendini güçlü, çekici hissedeceğin bir ten?
Ne tuhaf ama böyleyken böyle. Dudağında böylesini hissetmek iyi geliyor.
İşin aslı, ben diriyim. Kıyaslama sevmeyiz ama kıyaslarız ya hani, senden daha fazla yaşam doluyum.
Sadece tenim böyle. Çok çalıştım, ondan olabilir. Hayır diyemedim. Yapım böyle galiba. Sonra da hasta oldum. Hasta olunca böyle oldu cildim.
Sen de benden hoşlanmasan, nasıl bilecektin ki bunu?
Nasıl geçti şunca zaman, kendini farklı zannettin. Seni merak ettiğimi düşündün.
Sana ayrı baktığımı...
Karanlıkta dans ettiğimizi hayal ettin. Yağmurda.. Kesin yağmurlarda erimiş gitmişizdir, kesinn.
Yine de oldukça tuhaf davrandın, seni başka şeylere benzettiler, iyice kabardın.
Görenler de öyle sandı seni, ne dediler, hıyar işte!
türlü türlü yollar denedin. Fark etmedim mi sanıyorsun?
Geleceğini bilmediğimi mi zannediyordun?
Biraz ilgi, biraz da çocukların olsun istiyordun. Dünyada yaşamaya değer şeyler..
Yine de üzerimdeki zamanı sevmedin, sarıldın ama öpemedin bir daha.
Hem hak verdin kendine, hem saçma buldun. Bilmediğin şeyler vardı demek ki..
ve düşünmeye değmezdi.. çünkü zaman o kadar kıymetliydi ki.. bir sonraki an için gitmen gerekiyordu.
Hep böyle olmuştur ama.
Hep bir şey eksik.
Her zaman öyle olacak gibi gelmiş olmalı.. Bakışını hatırlıyor musun? Korkarak baktın bana.
Hayatından bu ilişiği tamamen çıkarmayı düşündün. Birleşmesek de yaşam, senin için neden süregelmesin?
Böylesi, herkes için daha iyi olacak.
..yine de cildim, her şeyimmiş gibi duruyor değil mi?
Dokunabileceğin her şeyim, tenimde değil.
Belki senin dokunabileceğin her şey, yalnızca tenimde olabilir.
Alabileceğin kadarını alıp olabileceğin kadarını olup gideceksin.
Ben daha varım, ziyadesiyle.
Toprak'tan Kabak Fidesi'ne cevap.


No comments:
Post a Comment